NovelTR Bilgilendirme

Bu hizmetten tamamen ücretsiz şekilde faydalanmaya devam etmek istiyorsanız, aşağıdaki yorum bölümüne küçük bir teşekkür yorumu yazmayı unutmayınız. İyi okumalar dileriz.
Bölüm #4

YAZI BOYUTU

SIFIRLA

4. Bölüm

 

Serwin'in odası, konaktaki en büyük odaydı. Bir apartman büyüklüğündeydi. Serwin odaya girer girmez Amelie'yi dikkatli bir şekilde masaya yatırdı.

Amelie kanatlarını kendisine çekti ve sonra açıp çırparak bedenini kontrol etti. O kadar gergindi ki kanatları ve bacakları titriyordu ve kalbi neredeyse patlamak üzereydi. Yine de bu fırsatı kaçıramazdı.

'Kaçmayı deneyeyim!'

Amelie geriye kalan tüm gücünü topladı ve hızlıca yükseldi. Kanatlarını tüm gücüyle çırptı ve havada bir öncekiyle kıyaslanamaz bir hızla süzüldü. Sadece açık pencereden geç ve…!

Sonra bir şey Amelie'nin bacağını yakaladı ve onu hızlıca aşağı çekti.

"Ciiik!!"

Kuşun çığlığı havayı delip geçti. Bedeni dengesini kaybetti ve masaya doğru düşmeye başladı. İnsanlar bile kendi bedenleriyle bu yükseklikten masaya düştükleri zaman ne olacağını bilmiyorlardı.

'Ö-Ölüyorum…!'

Amelie sıkıca gözlerini kapattı. Ama sıcak bir zemine yerleşmişti.

"Cik?"

Amelie etrafına bakındı.

Gözlerini açtığında İmparator'un ellerinde olduğunu gördü. Bacağının etrafındaki koyu kırmızı ip İmparator'un eline bağlıydı. Bu besbelli İmparator'un aurasıydı. Romanda İmparator'un aura kılıcı ustalığı seviyesiyle tanındığından yani aurasıyla işleri özgürce idare edebilen biri olduğundan bahsedilmesine gerek bile yoktu. Ayaklarını böyle bir insanın yolunda sürükleyeceğini bilmiyordu.

Amelie tatmin olmamış gözlerle İmparator'a baktı. İmparator, aurasını kullanarak pencereyi kapattı.

"Dışarısı tehlikeli."

"Cik, cik."

Sen daha tehlikelisin. Amelie şiddetle karşı çıktı ancak Serwin yalnızca ona sevimli bir varlıkmışçasına bakmakla yetinmişti.

"Sakin ol."

Amelie'nin alnını okşadı ve odanın içinde kayboldu.

"…Cik?"

Amelie bu beklenmedik sevgi dolu dokunuş karşısında sersemlemişti.

'Az önceki de neydi öyle? Serwin beni okşadı mı? Bana vurmadı veya beni sıvazlamadı mı? Bana, beni öldürecekmiş gibi bakmıyor mu? Ha? Ha?'

Amelie yere oturdu. Serwin'in alışılmadık davranışı onun kafasını karıştırmıştı. Bir düşününce, bir veya iki taneden daha fazla tuhaf şey vardı. Amelie ölü taklidi yapmaya başladığından beri Serwin'in tutuşu daha az kuvvetli hale gelmişti ve hatta bir süre önce onu eliyle desteklemişti.

"Cik…"

Ancak Serwin tamamen kaybolduğu vakit Amelie şiddetle iç çekmişti.

'Neler oluyor…?'

Ama şaşırmak için fazla erkendi. Serwin ellerini yıkadıktan sonra ıslak bir havlu getirdi. Enerjiden yoksun olan Amelie, kendisini Serwin'in ellerine bıraktı.

"Güzel."

Serwin, ıslak havluyla Amelie'nin bedenini sildi. Tüy çizgisi boyunca hareket eden elleri çok narindi. Amelie'nin üzerinde olan gözleri de oldukça arkadaşçaydı.

'Farkı bir insan gibi.' diye düşündü Amelie şaşkın şaşkın. Amelie, Serwin'in kıyafetlerini bile değiştirmeyip doğrudan kuşa geldiğine inanamıyordu. Bu, onun tanıdığı imparator değildi. Serwin, Ameliye'yi kurulamak için yine havluyla sildi.

Sonra Serwin onu mumları koyduğu kutuya bıraktı. Ön ve arka tarafında, mum iyi yansın diye demirden pencereler vardı. Mandal kilitlendiğinde kutu harika bir kafese dönüşmüştü.

Serwin yıkanmak için odasına gitti. Ve o gittiğinde Amelie rahatlayarak kendisini yere bıraktı.

"Cik…"

Bir kafese sıkıca kapatılmış olmasına rağmen burası Serwin'in avuçlarından daha rahattı. Bedeni gevşiyordu.

'Uyumamam gerekiyor…'

Ama aşırı korku ve gerginlikle dolu olan bedeni hızlıca uykuya dalmıştı.

 

~~~

 

Tüm enerjisini kullandığı için bayılmışçasına uyuyakalan Amelie, birisinin uykuda ona hafifçe dokunduğunu hissetti. El, dikkatlice Amelie'nin alnını gıdıkladı ve kafası boyunca hareket etti.

'Kim o…?'

Amelie birdenbire içinde bulunduğu durumu hatırladı. İmparator onu yakalamıştı ve bir kafese kapatmıştı…

'Amanın! İmparator!'

Amelie gözlerini açtı. Aynen öyle. Gözleri, İmparator'un altın rengi gözleriyle buluştu. İlk karşılaştıkları zamankinden daha yumuşaklardı ancak hala keskinlerdi.

'Bu delilik. Ben nerede uyuyorum böyle?'

Serwin'in elinin içi sıcaktı. Amelie'yi okşayan da Serwin'di.  Amelie, Serwin'in elinden aşağı yuvarlandı.

"Dikkat et."

Serwin, işaret parmağını Amelie'nin alnına sürttü.

"Cik!!"

Amelie çığlık attı. Dokunuşu arkadaşçaydı ama aynı zamanda o kadar büyüktü ki bu kadar yakında olması tehdit ediciydi. Ayrıca, bu kişi Serwin değil miydi? Amelie onun bir anda dönüp boynunu kıracağı konusunda endişeliydi. Ve küçük kalbi neredeyse patlayacakmış gibi atıyordu.

'Kaçmalıyım!'

Amelie kaçtı ve kafesin içine saklandı.

Amelie bilmiyordu ancak Serwin Sooyeon'dan, kuştan, oldukça hoşlanmış görünüyordu. Sanki Amelie onun yeni evcil hayvanı gibiydi.

'Amacın… Amacın beni alıp büyütmek değil, değil mi?'

Bu şekilde Saray'a gitmek gibi. Böylesi bir endişe bir akıntı gibi Amelie'nin içine doğru yayıldı.

'Sorun yok. Her şey güzel olacak…'

Amelie, yavaşça sallanan zihnini kavradı. Neyse ki bir çıkış yolu vardı. Serwin odadan gittiğinde sadece büyü kullanarak pencereyi açıp dışarı çıkması gerekiyordu.

'Sakince bir fırsat bekleyeceğim.'

Amelie, sakinleşmek için derin bir nefes aldı.

Sonra birisi kapıyı tıkladı.

Tık tık.

"Majesteleri, ben Ethan."

"Gir."

İzin verildiğinde bir adam odaya girdi. Ethan ismindeki adam, diğer şövalyelerden farklı olarak siyah bir üniforma giyiyordu. Şövalyeler arasında en yüksek rütbeye sahip olan kişi gibi görünüyordu.

"Şövalyelere kendi odalarında beklemeleri emredildi."

"Pekala."

Serwin sandalyeye oturdu ve Ethan'ın raporunu dinledi. Kafes masanın üzerindeydi o yüzden Amelie'nin onların konuşmalarını dinlemekten başka şansı yoktu.

"Ayrıca Lord Chad'e geri dönmesini emrettim. Onun raporunu dinledikten sonra mı döneceksiniz?"

Serwin kafasını kaldırdı.

"Onun raporu yüzünden ormana gitmedim. Bekleyeceğiz."

"Anlaşıldı."

Onların konuşmalarını dikkatlice dinlerken Amelie düşüncelere dalmıştı.

'Delahaim'i araştırması için birini mi gönderdin?'

Amelie'nin bildiği kadarıyla Serwin'in buraya gelmesinin sebebi "avlanmak"tı. Ama genellikle avlanmak için bir araştırmacı gönderilir mi ki? Tabii ki, İmparator olduğu için bunu yapabilirdi ancak sebebinin bu kadar basit bir şey olduğunu düşünmüyordu.

Kont'un yanına gelirken hissettiği uğursuzluk dirilmişti.

"Kont nasıldı?"

"Buraya avlanmaya geldiğimiz gerçeğinden şüpheleniyor ancak tam olarak neden burada olduğumuzu bilmiyor."

Serwin kafasını salladı.

"Kont'u bir şeyden haberdar etmemeye devam etmelisiniz. Anlaşıldı mı?"

"Evet."

Amelie, onların konuşmalarını ne kadar dikkatlice dinlerse dinlesin ne dediklerini anlamıyordu.

'İmparator, Delahaim'e başka bir şey için gelmiş, avlanmak için değil.'

Bu, orijinal hikayeden farklıydı.

'Orijinal hikaye, Renee'nin bakış açısındandı. O yüzden İmparator'un buraya neden geldiğini bilmiyor olabilir.'

Tıpkı, yaygın bir hikaye aldatmacası gibi.

'Gerçi, bu biraz tuhaf. Tüm o Başkent'in çevresindeki tüm o donmuş avlanma yerlerinden buraya gelmek için çok uzun yol gitmek gerekiyor…'

Delahaim, Başkent'ten uzaktaydı. Büyü çemberi kullanarak Delahaim'den gidip gelmek bir atı yormaya yeterdi. Ayrıca, Fidelian Ormanı'nda birisinin buraya avlanmaya gelmesine yetecek kadar varlık yoktu.

'O zaman İmparator'un asıl amacı ne?'

Bir düşününce, tuhaf olan tek şey bu değildi.

Romanda Renee, ailesinin intikamını almak için Serwin'in bölgesine giriyordu. Renee ve Serwin'in ilk karşılaşmaları Şövalyelik Payesi Verme Seremonisi'ndeydi.

'İmparator konakta kaldıysa Renee İmparator'la ilk kez seremonide karşılaşmış olmazdı, değil mi? Hatırlamıyor muydu ki?'

Bu bir sene önceydi. Amelie'yi fazlasıyla önemseyen Renee yılın bu zamanı İmparator'un ziyarete geldiğini asla unutmazdı. Acaba onun yerine İmparator'la Amelie karşılaştı diye miydi?

'Öyleyse hikaye orijinalden farklı oluyor. Neden?'

Küçük kafasına ve mızmızlanmasına tutunsa bile hayal edemiyordu. Serwin bu sessiz şehir kasabasından ne elde edebilirdi ki?

Tuhaf bir şey gördüğünde ne yaparsın ki? Neden tuhaf olduğunu bile bilmiyorum. Amelie sinirden gagasıyla kanatlarını çizdi.

"…"

"Cik…?"

Amelie, kanatlarının altına gömülü olan kafasını kaldırdı. Serwin ona bakıyordu. Canavarın gözüyle karşılaşınca Amelie refleks olarak geri çekildi.

Bum!

Kafes şiddetle sallandı. Serwin sessizce Amelie'ye baktı ve ağzını açtı.

"Görünüşe göre benden korkuyorsun, değil mi?"

"Evet."

"Neden?"

Ethan, Serwin'e "Bilmiyor musun?" dercesine baktı. Serwin onun yüzünü görememişti çünkü parmağını demir çubuktan sokarak Amelie'ye eziyet ediyordu. Amelie, Serwin'in parmaklarından kaçmak için kanatlarını çırptı.

Amelie çaresiz durumda olsa da olmasa da Serwin oynamaya devam etti.

"Ciiik!!"

"Onu büyütecek misiniz? Her an ölebilir." dedi Ethan. Serwin kaşlarını çattı.

"iyi görünüyor. Baksana, sağlıklı görünüyor."

Dar kafesin içinde Amelie'nin dili tutulmuştu ve Serwin'in parmaklarından kaçıyordu. En sonunda Serwin elini içeri soktu ve Amelie'yi dışarı çıkardı. Ellerindeki sıcak hissiyat Amelie'nin beklediği kadar tatmin ediciydi.

"Ciik ciik!"

Amelie, aşırı sert bir küfür yağdırdı. Serwin'in anlamayacağını biliyordu o yüzden bunu yaparken tereddüt etmiyordu. Her halükarda Serwin parmağını Amelie'nin alnına sürtmüştü. Ağzının kenarı yavaşça havalanmıştı. Hatta gözleri de birazcık yumuşamıştı.

Ön taraftan değişimi izleyen Amelie'nin tepesi attı.

"Ah aman Tanrım, senin neyin var böyle? Kalbim titriyor-"

Amelie gagasını sıkıca kapattı.

"Seni korkutmamak için ne yapabilirim?"

Sesi Amelie'nin kulağına o kadar tatlı gelmişti ki tüyleri diken diken olmuştu. Ethan sessizce iç çekti.

"Hayvanları seviyorsunuz ama onları nasıl evcilleştirmeniz gerektiğini bilmiyor musunuz?"

"Çok kolay ölüyorlar o yüzden hiçbirini düzgünce büyütemedim."

"…hayvanlar yemekle evcilleştirilirler."

"Onu besle, sonra da ona yiyecek bir şeyler al."

"…Anlaşıldı."

Ethan, kafası karışmış bir şekilde Serwin'le kuşa baktı ve sonra odadan çıktı.

İpucu:

Bölümü değiştirmek için The Tyrant's Tranquilizer 4 manga simgelerine tıklayabilirsiniz. Klavyede ok tuşları ile bölümler arası geçiş yapabilirsiniz.

-DİSQUS YORUM KURALLARI-
Kural 1. REKLAM YAPMAK KESİNLİKLE YASAKTIR.
Kural 2. Bir kişiyi küçük düşürebilecek ve incitebilecek şeyler yazmak, din, ideoloji, akım ve ırk ayrımı yapmak ve bunlarla ilgili yorum yazmak yasaktır.
Kural 3. Milli ve ulusal değerlerle dalga geçmek, aşağılamak, siyaset yapmak, tartışma çıkartmak, kışkırtmak ve huzuru bozmak yasaktır.
Kural 4. Webtoon'da olan gelecek bölümlerle ilgili bilgi vermek isteyen herkesin yorumunu SPOILER kodu içine alması gerekmekterdir aksi halde süresiz şekilde yasaklanacaktır.