NovelTR Bilgilendirme

Bu hizmetten tamamen ücretsiz şekilde faydalanmaya devam etmek istiyorsanız, aşağıdaki yorum bölümüne küçük bir teşekkür yorumu yazmayı unutmayınız. İyi okumalar dileriz.
Bölüm #5

YAZI BOYUTU

SIFIRLA

5. Bölüm

 

Ethan, Amelie'nin düşündüğünden daha hızlı döndü. Elinde büyük bir sepet vardı. Sepet kuru tahıllarla, kuşları beslemek için meyve benzeri yiyeceklerle, kalın çikolatalı keklerle ve inek etiyle doluydu ve ne kadar bakarsanız bakın bu yiyecekler kuşlar için uygun değildi.

"Senden bana piknik sepeti hazırlamanı mı istemiştim?"

Ethan belli belirsiz gülümsedi.

"Hizmetçiden bana kuşların genellikle yediği şeylerden vermesini istedim ve aniden kahya gelip bunları verdi."

Amelie bunu duyduğunda tekrardan sepetin içine baktı ve fark etti ki bunların hepsi Amelie'nin sevdiği yiyeceklerdi. Kuş yiyeceği değildi.

"Görünüşe göre herkes seni önemsiyor."

Bu yiyecekler birden fazla insan içindi. Serwin'in yüzsüzlüğü karşısında Amelie ne diyeceğini bilemedi.

'Renee, baba… Çok duygulandım, bu etkileyici ama… tavuk çorbasının kuşlar için uygun olduğunu sanmıyorum…'

Amelie rahatsız olmuştu.

Serwin bir hançer çıkardı. Şu korkunç şeye bir bak! Hançerin bıçağı o kadar pürüzsüzdü ki bir kuşun boynunu kolaylıkla kesebilirdi.

"Cik!"

Amelie, Serwin'in avucundan aşağı yuvarlandı ve hızlıca kafesin içine girdi.

"Orası rahat mı?"

Serwin sepetten bir tane kırmızı elma aldı ve küçük hançerle elmayı ince ince kesti. Kalın parmaklarından aşağı doğru akan elma suyundan tatlı bir koku yayıldı. Kuşların için daha hassas olan elma kokusu katlanılamaz bir istek uyandırıyordu.

'Açım…'

Bir düşününce, kahvaltıdan beri hiçbir şey yememişti. İmparator tarafından sarsıldığı için tüm enerjisini kaybetmişti. En son ne kadar süre önce yemek yediğini düşünmek onu birdenbire çok üzmüştü.

"Cik…"

Amelie acınası bir ağlamayla kafasını eğdi. Farkına varır varmaz deli gibi acıktığını hissetmeye başlamıştı.

"Buraya gel." dedi Serwin. Parmağının ucuna küçük bir elma parçası koydu ve parmağını demir parmaklıklardan içeri uzattı. Posa küçük olacak şekilde ezilmişti ve güçlü bir koku yayıyordu.

'Hayır, bu İmparator'un eli. Eğer elmayı alırken parmağını gagalarsam beni öldürür. Ama İmparator beni her şekilde öldürecek, değil mi? Direnmek anlamsız olmaz mı?'

Diğer yandan Amelie'nin karnı açtı. Hayvana dönüştüğünden beri içgüdüleri daha güçlü hale gelmişti o yüzden açlığı çoktan katlanılamaz hale gelmişti.

'Evet, yemek yemekten ölen hayalet de yemeğin güzel göründüğünü söylemişti!'

Amelie koşup Serwin'in parmağındaki elmayı gagasıyla aldı.

Küçük elma posasıyla birlikte elmanın tatlılığı ağzını doldurdu.

'Leziz!'

Belki de İmparator için sadece iyi olanları seçmişlerdir böylece o elmaların tadı mahalle bakkalından alınanlarınkiyle karşılaştırılamaz derecede olacaktı.

Amelie'nin son sebebi çöktü. Ne de olsa Serwin onun bir insan olduğunu bilmiyordu. Kendini akla uygunlaştırarak transa girmişti ve Serwin ona ne verirse yemişti. Stres yüzünden tatlı meyve doğrudan beynine gidiyordu.

Serwin gülümsedi ve parmağının ucuyla Amelie'nin küçük yanağını okşadı. o kendine gelene kadar Amelie çoktan onun avucundaki üzümleri yemişti. Amelie boynunu gömerek geri geri yürüdü.

'Korkunç…'

Yemeğini yemişti ama Serwin'den hala korkuyordu. Büyük eller, şüpheli koku ve insan kafası. Bu gelecekteki kurbanın ve katilin en kötü ilk karşılaşma şekliydi.

"İyi beslenmene rağmen neden hala korkuyorsun?"

Serwin'in sesi öfkesini ifade etmişti.

"Tanışalı daha bir saatten az bir zaman oldu. Küçük hayvanların genellikle biraz daha zaman geçirmesi gerekir ki yavaş yavaş yaklaşsınlar." diye cevapladı onun yanında duran ve sessizce meyveleri silen Ethan.

"Anladım. Acele etme--"

"Majesteleri kuşu çok sevmiş olmalı."

"Evet. Gözlerimi bu küçük şeyden alamıyorum."

Amelie bu sözlerle irkilmişti.

'Neden hoşuna gidiyor ki? Korkunç--'

Tık tık.

Sonra bir tık tık sesi duydu. Amelie bu boşluktan yararlanıp kafese geri döndü. Kuyruk tüylerini kabarttı ve her taraftan korunmak istermiş gibi boynunu tüylerinin içine gömdü.

"Majesteleri, Chad döndü."

"Gir."

Kapı açıldı ve Chad ismindeki adam içeri girdi. Sığır çobanlarının giyecekleri türden eski kıyafetler giyiyordu. Ancak yürüdüğü zamanki vücut pozisyonu tıpkı yanında duran Ethan gibiydi, dikkat çekici ve emrediciydi.

'Bu sefer ne oldu?'

Amelie kafasıyla etrafa bakındı. Üzerinde çoban kıyafeti olan Chad, İmparator'un önünde eğildi.

"Emrettiğiniz şeyi yürütürken Majesteleri'nin geldiğini duygum ve anında geri döndüm." dedi Chad.

O, birkaç gün önce Dellaheim bölgesini araştırması için gönderilen şövalyeydi. İmparator'un geldiğini duyduktan sonra geri dönmüştü.

"Buldun mu?"

Serwin, Chad'e baktı. Yukarı bakıyor olmasına rağmen haysiyeti ölmemişti ama sesinde bir sabırsızlık vardı. Ethan da Chad'e gergin bir ifadeyle bakıyordu.

Amelie kulaklarını kaldırdı. Ne arıyorlardı ki? Mücevherler mi? Tarihi eserler mi? Efsanevi bitkiler mi?

Serwin tekrar sordu.

"Cadıyı buldun mu?"

Bum- Amelie bir an kalbinin ezildiğini hissetti.

Kulaklarına inanamamıştı. Serwin bir cadı mı arıyordu? Gözünü bile kırpmadan Chad'in cevabını bekledi. Gerginlik, ağzını kurutmuştu.

"Özür dilerim. Başarısız oldum --Ah!"

Chad bitirmeden hemen önce Serwin bir vazo fırlattı. Vazo havada uçtu ve Chad'in kafasına çarptı.

ÇAAT!

Vazo parçalara ayrıldı. Chad'in bedeni şiddetle sarsıldı. Yere kandamlaları saçıldı.

'Birine vazo fırlattı--'

Ama şaşıran tek kişi Amelie'ydi. Chad, Ethan ve vazoyu fırlatan İmparator sanki bu normal bir şeymiş gibi sakin kalmışlardı.

Chad tek dizinin üstünde duruyordu. Kandan dolayı gözlerini açamıyordu ama duruşu hiç bozulmamıştı.

"Özür dilerim ama görevlerimi yerine getiremedim. Lütfen beni cezalandırın."

"Bedelini öde."

Serwin'in gözleri, Ethan'ın belindeki kılıca döndü.

'Onu öldürecek misin? Yok artık? Sırf beni bulamadı diye mi?'

"Ciiiik!"

Amelie farkında bile olmadan çığlık attı. Söylediğin şeyi ne kadar kötü yapmış olursa olsun az önce birisinin kafasına bir vazo fırlattın. Astlarına karşı fazla acımasızdı. Amelie onun zalim takma adını yeniden hatırlamıştı.

Sonra Ethan araya girdi.

"Sör Chad, lütfen ilk önce durumu açıklayın. Sonrasında ceza düşebilir. Kalenin içinde bir cadı bulduğunuzu rapor etmemiş miydiniz?"

"Buraya geldiğim ilk gün rapor ettiğim gibi, kalenin içinde bir cadı olduğunu duydum."

Chad kendisini bir çoban olarak gizleyip Dellahaim bölgesine gelmişti. Amacı, buraya imparatordan önce gelip cadının nerede yaşadığını öğrenmekti. O zamana kadar hedefi Fidelia Ormanı'ydı. İhtiyacı olan şeyleri almak için Kale'de durmuştu ve insanların hikayelerini dinlemişti.

Dellahaim'e geldiği ilk gün, bir restoranda cadı hakkında bir şeyler duymuştu. Çok iyi bir hikaye değildi.

'Yolda bir cadı gördüm.'

'Eklem iltihabı için iyi bir ilaç almak istiyorum. Şimdi gidersem seninle karşılaşabilir miyim?'

Bir sonraki gün Chad insanlardan, bir cadının geçtiğini duymuştu. Başkent'in aksine Dellaheim cadılar için çok uygun bir yerdi. Sonrasında cadının Fidelia Ormanı'nda değil de Kale'ye yakın bir köyde yaşadığı ihtimali ortaya çıkmıştı.

Chad İmparator'a, Serwin'in ekibi yollarını Fidelia Ormanı'na çevirip Kont'un konağına gelirken kendisinin de Cadı'nın evini bulmak için Kale'yi gözlediğini rapor etti.

'Ah--! İmparator'un şövalyesinin burada olduğunu bilmiyordum! Beni bulmaya çalışacağını hiç düşünmemiştim. Neden bir cadı arıyorsun ki, ha?'

Amelie içinden bağırdı. Aşırı derecede şok olmuştu.

Geçen iki haftada kaçmaya hazırlanmak için sık sık Kale'nin içinde veya dışında oluyordu. Zaman zaman bazı insanlar onu tanımış olmalılardı. Ama Amelie endişelenmiyordu. Dellahaim'da, Amelie'nin büyükannesinin ilaçlarını denemeyen kimse kalmamıştı o yüzden insanlar cadıya karşı arkadaş canlısıydılar ve Amelie de bu yüzden yüzünü göstermek konusunda fazla endişelenmiyordu.

'Bunun bir sorun olacağını düşünmemiştim--'

Chad'in sözleriyle Amelie başka bir gerçeği fark etti.

'Demek bu yüzden orijinal romanda Renee, Saray'a gidene kadar İmparator'la hiç karşılaşmamış. Orijinalinde Amelie kaçmaya çalışmak için Kale'nin içinde veya dışında olmuyordu.'

En sonunda, güvenli bir şekilde kaçma çabaları bir tehlikeye sebep olmuştu.

Eğer biraz daha etraflıca hazırlanmış olsaydı o zaman cadı kimliği, İmparator'un radarından uzak kalırdı.

Ailesi olsun veya olmasın hiç arkasına bakmadan kaçmalıydı.

Ve bu, hiçbir zaman Serwin'in yeni evcil hayvanı olmayacağı anlamına gelirdi.

'Bu karakterin yerine geçtiğim anda kaçmalıydım--'

Ama sonra aklına Renee ve Kont geldi.

'Hayır, babamı ve Renee'yi görmeye gelmiş olmam iyi bir şey. Bundan pişman olamam.' diye mırıldandı Amelie ve kanatlarıyla gözlerini ovaladı. Chad'in durumundan kendisi sorumluyken Chad devam etti.

Dellahaim halkı ağızlarını pek kolay açmamışlardı. İnsanlar, yirmi sene önceki tüm kıtayı silip süpüren "cadı avı"nı hala hatırlıyorlardı. Yabancılara güvenemezlerdi.

"Reddedildim çünkü yabancılara cadının nerede yaşadığını söylemiyorlardı."

"Sonuç olarak bulamadın yani?"

Serwin'in sesi kulağa ölüm cezası gibi kötü gelmişti. Chad başını salladı.

"Her türlü cezayı kabul ediyorum."

Yine mi ceza? Chad'in kafasından akan tüm kan yüzünü kaplarken Amelie ne diyeceğini bilmiyordu. Endişeyle Serwin'e baktı.

Serwin, duygusuz gözlerle Chad'e baktı.

"Köye geri dön. Sen böyle görünürken sana cadının yerini söyleyeceklerdir."

Aman Tanrım. Serwin'in böyle zalimce konuşabilmesine inanamıyordu.

Bu, Amelie'yi de kızdıracak derecede gaddarca ve zalimce bir emirdi. Ancak Chad böyle bir emirden memnun görünüyordu.

"Bu sefer beklentilerinizi karşılayacağım. Teşekkür ederim, Majesteleri."

Chad başını eğdi ve kendisini kaldırdı. Bu bir şövalye olarak disiplinli bir hareketti ancak baş dönmesinin üstesinden gelememişti. Ethan onu gizlice arkasından destekledi.

"Öyleyse, Sör Chad'e yardım etmek için müsaadenizi isteyeyim."

Selamlamadan sonra Ethan ve Chad odadan çıktılar.

Amelie geri dönüp onlara baktı. Kapananan kapının boşluğundan, Chad'in düşüşünü görmüştü. Onun kırmızı suratına bakınca insanın aklına Serwin'in yaptığı tüm şeytani işler geliyordu.

İpucu:

Bölümü değiştirmek için The Tyrant's Tranquilizer 5 manga simgelerine tıklayabilirsiniz. Klavyede ok tuşları ile bölümler arası geçiş yapabilirsiniz.

-DİSQUS YORUM KURALLARI-
Kural 1. REKLAM YAPMAK KESİNLİKLE YASAKTIR.
Kural 2. Bir kişiyi küçük düşürebilecek ve incitebilecek şeyler yazmak, din, ideoloji, akım ve ırk ayrımı yapmak ve bunlarla ilgili yorum yazmak yasaktır.
Kural 3. Milli ve ulusal değerlerle dalga geçmek, aşağılamak, siyaset yapmak, tartışma çıkartmak, kışkırtmak ve huzuru bozmak yasaktır.
Kural 4. Webtoon'da olan gelecek bölümlerle ilgili bilgi vermek isteyen herkesin yorumunu SPOILER kodu içine alması gerekmekterdir aksi halde süresiz şekilde yasaklanacaktır.