NovelTR Bilgilendirme

Bu hizmetten tamamen ücretsiz şekilde faydalanmaya devam etmek istiyorsanız, aşağıdaki yorum bölümüne küçük bir teşekkür yorumu yazmayı unutmayınız. İyi okumalar dileriz.
Bölüm #24

YAZI BOYUTU

SIFIRLA

24. Bölüm

 

Bir sonraki gün Amelie, saçında nazik bir dokunuşla uyandı. Uyandıktan sonra Serwin’in dışarı çıkmaya hazır bir şekilde yatakta oturduğunu gördü.

“Uyandın mı?” diye sordu Serwin kibarca.

Amelie, boş bir yüzle başını salladı. Pijamalı Amelie’nin aksine Serwin çok güzel kıyafetler giyiyordu. Eşi benzeri olmayan bir adam gibi güçlü ve ateşliydi ama yine de renkli kıyafetleri ciddi toplantılara iyi uyuyor gibiydi. İmparatorun itibarı onun soğuk altın rengi gözlerinde hissediliyordu.

‘Havalıymış. Televizyonda görsen kesinlikle hayranı olurdun-’

Ama gerçekte Serwin’in, Amelie’nin onun hayranı olabilmesi için fazla kişilik kusuru vardı.

“Biraz daha uyuyabilirsin. Bayan Enard seni korumak için burada olacak. Burada olmadığım için ağlama, iyi vakit geçir.”

“…Majesteleri, felaket hakkında bir şey sezerseniz beni çağırın, tamam mı?”

Amelie, kendisi orada değilken felaketin ortaya çıkmasından çok korkuyordu. Felaketin enerjisi, canlı varlıklar için ölümcüldü. Eğer felaket kalabalık bir yerde ortaya çıkarsa ne tür bir faciaya sebep olacağını hayal etmek bile berbattı.

Amelie tereddüt etti ve elini uzattı. Onunla birkaç kez el ele tutuşmuştu zaten ama yine de onun elini tutarken geriliyordu.

‘Bu bir önlem tekniği. Felaketin ortaya çıkmasından iyidir.’

Amelie cesaretini toplayarak elini Serwin’in elinin üzerine yerleştirdi. Soğuk ve sert eli hissedebiliyordu.

“Pekala.”

Amelie’nin elini tutan Serwin bir süre oyalandı ve sonra odadan çıktı.

‘Uykum var-’

Amelie tekrar gözlerini kapattı. Ancak, üzerinde bir bakış hissettiği için uyuyamamıştı. Çaktırmadan gözlerini kısarak baktığında Bayan Enard’ın kapının orada durup sürekli onu izlediğini fark etti.

“Ha.”

Bayan Enard’la göz teması kuran Amelie şaşkınlıkla gözlerini kapattı.

‘Neler oluyor? Yoksa Bayan Enard’ın etrafta olacağını mı ima etmişti?’

Amelie, battaniyeyi başının üzerine çekti ve battaniyenin başının üstünü kapattığından emin oldu. Bakışları görmezden gelip uykusuna dönmek istiyordu ama belki de çoktan bunun bilincindeydi. Uyuyamıyordu çünkü arada kalın bir battaniye olmasına rağmen yüzü sızlıyordu. Bayan Enard yalnızca ona bakıyor olsa da bu Amelie’yi rahatsız ediyordu.

Dayanamayan Amelie ayağa fırladı.

“Bayan Enard?”

“Buyurun, Amelie Hanım.”

“Burada kalmak zorunda değilsin. Git de dinlen. Ben biraz daha uyuyacağım.”

“Ben iyiyim yani rahatça uyuyabilirsiniz. Hep burada olacağım ki uyandığınızda haberim olsun.” diye cevap verdi Bayan Enard kibarca. Amelie, sıkı çalışmak isteyen birine ‘Lütfen git, sen varken uyuyamıyorum.’ diyememişti.

‘Off, uyumayı bırakıp kalkayım bari.’

Zaten bir o yana bir bu yana dönerken tüm uykusu kaçmıştı. Amelie uykusundan vazgeçti ve ayağa kalktı.

“Kalkıyor musunuz?”

“Evet.”

“O zaman size sabah çayınızı ve yemeğinizi getireyim.”

“Önce yıkanıp üzerimi değiştirsem olmaz mı?”

“İyi olacak mısınız? Majesteleri aç karnına bir şeyler yapmak istemediğinizi söylemişti.”

O neden bahsediyordu? Amelie ne zaman böyle bir şey söylemişti? Bu onu aşırı iştahlı biri gibi gösteriyordu.

“Öyleyse sizi banyoya götüreyim. Yemeği önceden hazırlamıştım yani istemekten çekinmeyin.”

“Pekala.”

Amelie utançtan kızardı.

 

~~~

 

Bayan Enard tarafından banyoya götürülen Amelie, buranın dün gittiği yerden farklı bir yer olduğunu fark etti. Önceki gittiği yer düzgün bir şekilde banyo yapması içindi, bu yer ise sadece yıkanmak içindi. Neden iki tane banyoları vardı bilmiyordu ama bunu kabul etmeye karar verdi çünkü bu, imparatorluk sarayının lükslüğüydü.

Banyo girişinin diğer tarafında bir tuvalet vardı. Amelie yıkanırken hizmetçilerin soyunma odasında tutmak için kıyafet ve aksesuarları seçebildikleri bir yerdi burası böylece Amelie, kıyafetler arasından seçim yapabilirdi.

Tuvalet, uzun süre şık giyinmek zorunda kalan hanımefendiler ve beyefendilerin durumları göz önüne alındığında çok rahat bir yerdi. Belirli bir açıda yatıp dinlenebileceği bir sandalye ve bir sürü bitki vardı. Üstelik çeşitli güzellik araçları, makyaj masaları ve dört taraflı boy aynasıyla kıyafet giymek için optimize edilmişti.

“Neler oluyor? Kıyafetler nerede?”

Amelie yıkanırken hizmetçilerin etrafta aceleyle koşuşturduklarını gördü. Getirdikleri kıyafetlere bile bakamamıştı.

O an Bayan Enard’ın hizmetçileri azarladığını duydu.

“Şey… soyunma odasının tavanı su damlattığı için kıyafetleri kullanamadık.”

“O kadar kıyafet mi?”

“Vücut ölçünüzü bilmiyordum o yüzden stokta bir sürü çeşidimiz vardı. Dün Amelie ile tanıştığımda ona yakışacak şeyler ayarlamıştım ama şimdi bir bakıyorum hepsi ıslanmış!”

“Hizmetçilere sordum ve onlar da her sabah su akan yerin orası olduğunu söylediler. Oraya bırakmıştım çünkü boş bir koltuk vardı ama tamir edilmesi gereken yerin orası olduğunu düşünmemiştim…”

Bayan Enard ona duygusuz bir şekilde baktı.

“Sence bu bir bahane mi?”

“Üzgünüm.”

“Gerçekten üzgünüm.”

“Eğer kıyafet hazırlamadıysanız ceza olarak sizin kıyafetlerinizi çıkarmanız gerekiyor! Aklınız başınızda mı hala?!” diye bağırdı Bayan Enard. Ses karşısında Amelie’nin farkında olmadan omzu irkilmişti.

‘Bu gerçekten tesadüf mü yoksa bana zorbalık etme planı mı?’

Amelie Bayan Enard ve onun hizmetçilerine baktı. Bayan Enard öfkeliydi, hizmetçiler de sersemlemişlerdi.

“Bunu anlıyor muyum bilmiyorum-”

Aksi gibi hepsi Amelie’ye normal bir şekilde bakmıştı.

‘Sadece kıyafetlerimin ıslanmış olması çok garip, kıyafetle zorbalık etmeleri biraz tuhaf değil mi?’

Daha somut kanıtları olsaydı bunu kendi başına çözebilir ya da Serwin’e söyleyebilirdi. Ancak, şüphe durumunda bir şey yapmak anlamsız olurdu. Kendi başına hallederse görünüşe göre başı dertteydi ama Serwin’le konuşursa kan tsunamisi olur diye endişeleniyordu.

“Bu kadar yeter. Çantamda kıyafet var. Bugünlük onları giyeyim.”

“Gidip Amelie’nin çantasını getirin!”

“Peki, efendim!”

Hizmetçiler tuvaletten koşarak çıktılar.

“Çok şükür. Birkaç kıyafet getirmiştiniz, değil mi?”

“Yakında yeni bir kıyafet takımı hazırlayacağız. Amelie Hanım Majesteleri’ne sorsa nasıl olur? Majesteleri de Amelie Hanım’a bir şey hediye etmek istiyordu, bu iyi bir bahane olur.”

Milena ve Charlotte, Amelie’nin yanında canlı bir şekilde sohbet ettiler. Amelie onların o alınmasın diye bilerek dinç bir şekilde konuştuklarını hissetmişti. Onları rahatlatmak için yüzüne bir gülümseme oturttu. Charlotte’un gülümsemesi kulaklarına vardı ve gözleri onunla buluşunca derin bir şekilde gülümseyen Bayan Enard’a baktı.

Bir süre sonra hizmetçiler Amelie’nin çantasıyla döndüler.

“Nerede olduğunu bilmiyordum o yüzden hepsini getirdim.”

“Mavi çantanın içinde, hepsini getirmek zorunda değilsin.”

“Bu mu?”

Hizmetçi çantayı açtı ve elbiseyi çıkardı. Dellahaim'da giymek için en uygun olarak değerlendirilen bir elbiseydi. Bayan Enard elbiseyi dikkatlice inceledi.

“Kumaşı iyi olsa da tarzı pek modaya uygun değil. Şu an giymek için fazla ince ama kapalı alanda bir sorun olmaz. Diğer kıyafetleri hemen almak zor o yüzden-”

En sonunda Amelie, yanında getirdiği kıyafetleri giymeye karar vermişti. Hizmetçiler onun giyinmesine yardım etmişlerdi. Binadan dışarı çıkmasına gerek olmadığı için kıvırcık saçlarını toplaması ve makyajla yüzünü aydınlatması yeterliydi.

“Amelie Hanım, çantayı ne yapayım? Bavulunuzu düzenlememi ister misiniz?” diye sordu Charlotte.

“Lütfen mavi çantayla ilgilen. Kahverengi çantayı bırak. Kendim kontrol etmem gereken bir şey var.”

Çanta getirildiği için Amelie bir anlığına çantanın içindeki şeyleri kontrol etmeye karar vermişti.

Kahverengi çantanın içinde araçlar ve büyü ilaçları yapmak için değerli şifalı otlar vardı. Yolculuk sırasında bozulmuşlar mı diye kontrol edecekti ama çantanın içindeki her şey cadı eşyasıydı. Diğerlerinin görmesi iyi olmazdı.

Amelie giyindikten sonra, “Herkes gidip işine dönsün. Ben de çantamı kontrol edip çıkacağım.” dedi herkese.

“Çantanızı mı temizleyeceksiniz? Yardım edeyim.”

“Bırakın biz yapalım. Dediğiniz gibi hallederim.”

Milena ve Charlotte gülümsediler ve yardım teklif ettiler. Bayan Enard da tuvaletten çıkmamış orada duruyordu.

“Yok, ben yaparım.”

Amelie düz bir şekilde reddettiğinde Charlotte ve Milena birbirlerine baktılar ve sonra dizlerinin üstüne çöktüler. Kadınlar, başlarını eğdiler ve Amelie’den af dilediler.

“Lütfen bizi affedin, Amelie Hanım!”

“Hata yaptığımız için çantanızı bize bırakamıyorsunuz, değil mi?”

“Ah, öyle de-”

Amelie çok utanmıştı. Neden bunun için yalvarıyorlardı ki?

“Özür dilerim, Amelie Hanım. Daha düzgün halletmeliydim.”

Bayan Enard bile Amelie’nin önünde diz çökmüştü. Bu durumda uzakta duran tüm hizmetçiler diz çöküp başlarını eğmişlerdi.

“Hayır, ondan değil. Çantada görülmesinden utandığım bazı şeyler var o yüzden kendim halletmek istiyorum- işte bu yüzden yardım edemezsiniz.”

“Bizler Amelie’nin elleriyiz. Utanılacak bir şey yok! Bizden hoşlanmıyorsanız lütfen bize söyleyin. Böylece size daha iyi hizmet edebiliriz.”

“Evet, aynen öyle. Lütfen bizi dahil etmekten çekinmeyin. Sizi yalnız bırakırsak başımız belaya girer!”

“Bunun için başınız belaya girmez. Öncelikle ayağa kalkın, tamam mı?”

Amelie aceleyle Bayan Enard’ı kaldırdı. Kafası karışmıştı.

‘Serwin o kadar mı korkutucu?- Korkunç olduğu doğru. Onunla konuşanları öldürmeye yeter-’

Dellahaim’da Serwin’in saldırdığı tek bir kurban vardı. Serwin, sarayda çalıştığını ve neredeyse az ilgilenilmiş çimenlere takılıp düştüğünü söyleyerek bir bahçıvanın elini kesmişti. Düzgün çalışamayan bir ele ihtiyacı olmadığını söylemişti.

Böyle bir şeyi hatırlayınca fark etti ki hizmetçilerin korkması normaldi. Amelie çantayı açmaktan vazgeçti ve yemeğe gitti.

 

~~~

 

Yemekten sonra Amelie, sarayda Bayan Enard’ı takip etti. Dün ilk kez etrafa düzgünce bakmıştı çünkü rahatlamak için yatak odasında dışarı çıkmamıştı.

Amelie, binanın etrafına bakarak dışarı çıktı. Beyaz binanın dış duvarı, güneşin altında parıldıyordu. Etraf ağaçlarla çevriliydi. Bu sayede hava temizdi ve yolda yürümek güzeldi.

Ama Amelie, görüntünün tadını çıkaramamıştı.

İpucu:

Bölümü değiştirmek için The Tyrant's Tranquilizer 24 manga simgelerine tıklayabilirsiniz. Klavyede ok tuşları ile bölümler arası geçiş yapabilirsiniz.

-DİSQUS YORUM KURALLARI-
Kural 1. REKLAM YAPMAK KESİNLİKLE YASAKTIR.
Kural 2. Bir kişiyi küçük düşürebilecek ve incitebilecek şeyler yazmak, din, ideoloji, akım ve ırk ayrımı yapmak ve bunlarla ilgili yorum yazmak yasaktır.
Kural 3. Milli ve ulusal değerlerle dalga geçmek, aşağılamak, siyaset yapmak, tartışma çıkartmak, kışkırtmak ve huzuru bozmak yasaktır.
Kural 4. Webtoon'da olan gelecek bölümlerle ilgili bilgi vermek isteyen herkesin yorumunu SPOILER kodu içine alması gerekmekterdir aksi halde süresiz şekilde yasaklanacaktır.